Öcalan'ın mektubu, "Kürtçü Siyaset" ve "Kürt Hareketi" (*) ile Tek Adam Rejimi arasında temel ve uzlaşmaz bir çelişki olmadığını, aksine her an işbirliğine dönüşebileceğini açığa çıkarmış oldu.
Doğal olarak AKP'nin oluşturmaya çalıştığı çoğu kez de başarıyla sürdürdüğü CHP-HDP-PKK işbirliği algısı da inandırıcılığını kaybetti.
Ortaya çıkan bu yepyeni bir gerçekliğe yığınlar sahip çıktı.
Tarihi farkın önemli etmenlerinden bir de buydu.
Bütün araştırmacıların ortak görüşü olan %4-5'lik farkı, iki günde %9'a çıkaran tetikleyici faktör bu mektup oldu.
Bu mektubun yazılmasından tutun, yayınlanmasına kadar tüm organizasyonunda devlet gücünü kullanan Erdoğan iktidarı birinci derecede rol oynadı.
O zaman akla şu soru geliyor; AKP'nin bu organizasyonu hatalı bir seçim taktiği miydi?