Önce şöyle deniyor: "O patlayanlar mayın değil askeri mühimmat." Eğer mayın olsaymış, o çocukların yaralanma şekli farklı olurmuş. Ayrıca patlamanın olduğu yere yakın bir karakol varmış. Demek isteniyor ki arazide bir nedenden dolayı kaybolmuş bir el bombası benzeri askeri bir mühimmat çocukların eline geçmiş, çocuklar bu bombayı bir yere vurarak ya da kurcalayarak patlatmışlar.
Yani bir tuzaklanma falan yokmuş. Kolay kolay her iddiaya inanmam. Ama söylenen her şeyi dikkate alırım. Öyle yaptım. Kafamın bir yerine yazdım. Ancak ardından HDP Tunceli Milletvekili Alican Önlü'nün imzasıyla HDP'den bir açıklama yapıldı.. "Türkiye, Ottowa Sözleşmesi'ni 2003 yılında imzalamış ve 2004 yılında da taraf devlet olmuştur. Buna göre Türkiye, 2008 yılı 1 Mart'ına kadar stoklarındaki mayınları imha etme ve 2014 yılına kadar da toprağa döşeli mayınları temizleme, kurbanlara yardım konusunda da gerekli adımları atma yükümlülüğü üstlenmiştir." . Haklı olarak deniyor ki , "Hükumet suçlu..!" Doğrudur. Ve söylenenler de önemli. Evet bu bir ihmalden öte, bir suç..! Ancak bu durumda önceki iddia geçerliliğini yitiriyor. O zaman demek ki Nupella ve Ayaz'ı öldürenin mayın olduğu kabul ediliyor. Peki yanıtlanması gereken hepsinden önemli bir başka soru yok mu? O mayını oraya kim döşedi.!? Bu sorunun yanıtı önemli değil mi?
